Anlamı
- Türkçe
- dindar
- inançlı
- İngilizce
- religious, believing
Örnek cümleler
- Mijn grootouders zijn erg gelovig.Büyükannemle büyükbabam çok dindar.
- Gelovige en niet-gelovige mensen werken hier goed samen.Burada inançlı ve inançsız insanlar iyi bir şekilde birlikte çalışıyor.
Bu kelimeyi oyunla pekiştir
Toplum ve hukuk konusundaki 212 kelimeyle kısa bir kelime testi.